17 Şubat 2012 Cuma

Bir gün bir derviş,

Bir kucak dolusu elma ile bayırlar aşan bir genç kıza rastlamış…
Bozkırın sıcağında yorgunluktan al almış kızın yanakları..

“Nereye gidersin? Ne doldurdun kucağına?”
Diye sormuş derviş.

Uzak bir tarlayı işaret etmiş kız:
“Sevdiğim çalışıyor orada…
Ona elma götürüyorum.”

“Kaç tane” diye soruvermiş derviş.

Kız şaşkın:

“İnsan sevdiğine götürdüğü şeyi sayar mı hiç?” deyivermiş..

Ve usulca koparıvermiş derviş elindeki tespihin ipini!

4 Şubat 2012 Cumartesi

OLABİLDİĞİ KADAR OLSUN           
“Seviyorum” diyebilecek kadar cesaretimiz olsun.
Kalbimize sığdıramayacağımız kadar şefkatimiz,
Yüreğimizde saklanamayacak kadar çok gözyaşımız olsun.
Hayatımıza kattığımız gürültüler kadar sessizliğimiz,
Sessizliğimizde anlam bulan düşüncelerimiz kadar sesimiz,
Karamsarlığımızı huzura dönüştürecek içten dualarımız olsun.

Yusuf kadar iffetli nefislerimiz,
Yakup kadar sabırlı bekleyişlerimiz,
Meryem kadar masum duruşlarımız,
Muhammed’i (s.a.v) temsil edecek kadar samimi inancımız olsun.


Hayat kadar düşünülen ölümümüz, 
Ölüm kadar anlamlaştırılan hayatımız,
Umutsuzluklarımızdan daha çok umudumuz olsun.
Hırslarımız kadar sorumluluğumuz,
Özlemlerimiz kadar bekleyişlerimiz,
Unuttuklarımız kadar hatırladıklarımız,
Umduklarımızdan daha çok bulduklarımız olsun.
Alıntı 

26 Ocak 2012 Perşembe

Ömür

ÖMÜR
Bir veda değil midir her nefes?
Akan zaman, çalan saat, ölümden ses...
Akıl başka söyler, başkadır heves...
Fani kısa faydasız olmasın ömür
Kabirden başka bir yer, mekan var mıdır?
Para, şöhret şan, söyle yar mıdır?
Bir metre çukurda son bulur ömür...
Adımlasak ömrü belki üç adım
Dostluğa açım, Hakka susadım
Allahın rızası almak muradım
Bir kefen değil mi sonu su ömrün
Ta ademden bu yana çağırır ölüm
Sızlıyor yüreğim, acıyor gönlüm
Öyle de böyle de BİTİYOR ÖMÜR.! (alıntıdır..)

21 Ocak 2012 Cumartesi

"Gönlüm Dilime Dargın, Dilim Gönlüme... Gönlüm Duygularını Anlatamadığı için Kızarken Dilime...
Dilim Anlatamayacağı Şeyleri Düşündüğü İçin Kızıyor Gönlüme..." (Hz.Mevlana)