22 Aralık 2012 Cumartesi

Şiir - Uyan Ey Gözlerim - III. Murat

uyan ey gözlerim gafletten uyan
uyan uykusu çok gözlerim uyan
azrail’in kastı canadır inan
uyan ey gözlerim gafletten uyan
uyan uykusu çok gözlerim uyan

seherde uyanırlar cümle kuşlar
dill-u dillerince tesbihe başlar
tevhid eyler dağlar, taşlar, ağaçlar
uyan ey gözlerim gafletten uyan
uyan uykusu çok gözlerim uyan

semâvâtın kapıların açarlar
mü’minlere rahmet suyun saçarlar
seherde kalkana hülle biçerler
uyan ey gözlerim gafletten uyan
uyan uykusu çok gözlerim uyan

bu dünya fanidir sakın aldanma
mağrur olup tac-u tahta dayanma
yedi iklim benim deyu güvenme
uyan ey gözlerim gafletten uyan
uyan uykusu çok gözlerim uyan

benim, murad kulun, suçumu affet
suçum bağışlayıp günahım ref’et
rasûl’ün sancağı dibinde haşret
uyan ey gözlerim gafletten uyan
uyan uykusu çok gözlerim uyan

Şiir - Zulmü Alkışlayamam - Mehmet Akif ERSOY

Zulmü alkışlayamam, zalimi asla sevemem;
Gelenin keyfi için geçmişe kalkıp sövemem.
Biri ecdadıma saldırdımı, hatta boğarım! ...
-Boğamazsın ki!
-Hiç olmazsa yanımdan kovarım.
Üçbuçuk soysuzun ardından zağarlık yapamam;
Hele hak namına haksızlığa ölsem tapamam.
Doğduğumdan beridir, aşığım istiklale;
Bana hiç tasmalık etmiş değil altın lale!
Yumuşak başlı isem, kim dedi uysal koyunum?
Kesilir belki, fakat çekmeye gelmez boyunum!
Kanayan bir yara gördüm mü yanar ta ciğerim,
Onu dindirmek için kamçı yerim, çifte yerim!
Adam aldırmada geç git! , diyemem aldırırım.
Çiğnerim, çiğnenirim, hakkı tutar kaldırırım!
Zalimin hasmıyım amma severim mazlumu...
İrticanın şu sizin lehçede ma'nası bu mu?

Şiir - Bir Gece - Mehmet Akif ERSOY

On dört asır evvel, yine bir böyle geceydi,
Kumdan, ayın ondördü, bir öksüz çıkıverdi!
Lâkin o ne hüsrandı ki: Hissetmedi gözler;
Kaç bin senedir, halbuki, bekleşmedelerdi!
Nerden görecekler? Göremezlerdi tabî'î:
Bir kere, zuhûr ettiği çöl en sapa yerdi;
Bir kere de, ma'mure-i dünyâ, o zamanlar,
Buhranlar içindeydi, bugünden de beterdi.
Sırtlanları geçmişti beşer yırtıcılıkta;
Dişsiz mi bir insan, onu kardeşleri yerdi!
Fevzâ bütün âfâkını sarmıştı zemînin
Salgındı, bugün Şark'ı yıkan, tefrika derdi.

Derken, büyümüş, kırkına gelmişti ki öksüz,
Başlarda gezen kanlı ayaklar suya erdi!
Bir nefhada kurtardı insanlığı o ma'sum,
Bir hamlede kayserleri, kisrâları serdi!
Aczin ki, ezilmekti bütün hakkı, dirildi;
Zulmün ki, zevâl akılına gelmezdi, geberdi!
Âlemlere, rahmetti, evet, Şer'-i mübîni,
Şehbâlini adl isteyenin yurduna gerdi.
Dünya neye sâhipse, onun vergisidir hep;
Medyûn ona cem'iyyeti, medyûn ona ferdi.
Medyûndur o ma'sûma bütün bir beşeriyyet...
Yâ Rab, bizi mahşerde bu ikrâr ile haşret.
 

23 Nisan 2012 Pazartesi

Dua

Dua ile alay eder onu küçümser misin,
Dua nelere kadir nereden bileceksin?
Gecenin okları şaşmaz ama,
Zamanı vardır.
Ulaşır yerine saati dolduğunda
Rabbim istemezse tuta okları,
Kaderin hükmü varsa açar yolları. (alıntı)

Gözyaşı

Gözyaşı tüm günahlarımızı yıkadı. Gözyaşı yedi kat gökler gibi gözlerimizin önüne gerilen vehimleri yıkayarak eritti. Hayal olan eşyanın arkasındaki hakikat gözüktü, yaşlı gözlerle Levhi Mahfuz okundu.

Gözyaşı şikayettir, ama zayıflar ve korkaklar için. Olgun gönüllerin şikayeti sadece sabırdır. Gözyaşı duadır ancak ümitsizler için.

Gözyaşı şükrandır, var olan her şeye minnettar gönüller, tüm varlıkları onunla selamlarlar. Şükran her varlığın içine dolup yine ondan taşmaktadır. Herşey öldükten sonra yine her şeyde doğmaktadır. Rabbi her şeyde karşılamaktır. Gözyaşı bizi her şeyle birleştiren bizdeki sonsuzluktur. Gözyaşında Allah görünenleri görmüyor musun?

Gözyaşı ummandır. Rahmet ummanında dalıp da onda ıslanmayan kuru gözler hiç göebilir mi? Bir damlada bir umman barındıran insan, taşıp taşıp kendine dolmadıkça aklın karanlıklarında gömülmeye mahkumdur. Gözyaşı sonsuzluğun temas ettiği gözlerden fışkıran ummandır. Gözyaşı ölümlerden koruyucu ilahi iksirdir; onu doya doya iç ki, hayat bulasın!

Gözyaşı ilhamdır. Gerçekten gelen işaret, Allah'tan gelen haberdir. Okuyamadığını onunla okursun. Ağaç mı, bülbül mü, sevda mı nedir gördüklerin? Hayır Rabb'in gözyaşlarıdır onlar. Gözyaşı ile bakan, Rabb'ini her şeyde aşikar görür. Kuru göz kör değil de nedir? Her şey Bir şey'den ibaretken, Dünya'ya gelip de onu görmeden gidenlere yüzbinlerce esef! yazık onlara, yazık ölü canlara! (Var olmak 112)